Cumartesi , Kasım 28 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / Vaktin kıymetini bilmek -7 Haziran 2013 hutbesi-

Vaktin kıymetini bilmek -7 Haziran 2013 hutbesi-

[printfriendly]

‘‘…Boş şeylerin yanından geçtiklerinde vakarla geçip giderler.’’ (Furkân suresi, 25:72)

Muhterem Müslümanlar,

Kur’ân-ı Kerîm,“Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler.” (Mü’minûn suresi, 23:3) buyuruyor. Allah Teâlâ, boş işlerden uzak olan kullarını övüyor ve onlara faydasız meşgalelerden yüz çevirmelerini öğütlüyor. Zikrettiğimiz ayetten yola çıkarak diyebiliriz ki, bu özellik müminde kesinlikle olması gereken temel vasıflardan biridir. Boş iş nedir sorusuna gelince, o kişinin hayattaki amacına ulaşmasında yararı olmayan davranıştır. Müminlerin bu tür meşgalelerden titizlikle kaçınmaları gerekir.

 

Bu tutum Furkân suresinde şöyle ifade edilmektedir: ‘‘…Boş şeylerin yanından geçtiklerinde vakarla geçip giderler.’’ (Furkân suresi, 25:72) Yani müminler boş olan şeylerle meşgul olmaz, boş söz dinlemez, onları ciddiye almaz ve onlardan sadece uzaklaşırlar. Boş ve zararlı şeylerden uzaklaşmak, şüphesiz müminlerin başlıca niteliklerindendir. Mümin, sorumluluk taşıyan insandır. İnanan insan, dünyanın, onun için bir imtihan yeri olduğunun ve bu hayat süresinin de ona imtihan için verilmiş, sınırlı bir zaman dilimi olduğunun bilincinde olmalıdır.

 

Kıymetli Kardeşlerim,

Nasıl ki imtihana girmiş bir öğrenci, her anının geleceği için ne kadar önemli ve etkili olduğunun bilincindeyse ve bu bilinçle en ufak bir anını bile boşa harcamamak için elinden geleni yapmaya çalışıyorsa, aynı şekilde mümin de hayatının her anını yararlı ve nihai sonuca götürücü işlerle geçirir. Sonuçta ömür eriyen bir sermayedir. Hayat faydası olmayan işlerle meşgul olmak için çok kısadır. Zaten Asr suresini gerektiği gibi anlayan Müslüman vaktini gaflette geçirmemeye özen gösterir.

 

Unutulmamalıdır ki, her müminin bir hayat kaidesi vardır ve olmalıdır. Vakit akıp gidiyor, kardeşlerim. Başkalarının hatalarını ifşa etmeye, başkaları hakkında gereksiz söz ve düşünceler üretmeye, dünyada ebediyyen kalacakmış gibi saatlerce televizyon ve bilgisayar başında oturmaya hiçbirimizin vakti yoktur. Bunlar için vaktimiz olmamasına rağmen o kıymetli vakitten, bir daha dönmeyecek olan zamanımızdan bu gereksiz işlere zaman ayırıp duruyoruz. Bunun yerine Hak ile meşgul olalım, kendimize ve başkalarına fayda sağlayan işlere yönelelim. Vaktimizi sevgili ailemizle, akrabalarımızla, bizlere Allah’ı hatırlatan dostlarla, camii ve cemaatle, hayırlı işlerle, ilim peşinde koşmakla, bilgilenme ve başkalarını bilgilendirmekle, kısacası insanlığa faydalı olmak ile geçirelim. Unutmayalım ki, ömür çok kısadır, buna karşın yapılması gereken birçok hayırlı iş vardır.

 

Muhterem Müslümanlar,

Ölümün bizi nerede ve ne zaman yakalayacağını bilmiyoruz. Bu nedenle her anımızın kıymetini bilelim ve Rabbimizin bize verdiği zaman ve sağlık nimetlerinin hakkını vermeye çalışalım. Bilhassa mübarek Ramazan ayına yaklaştığımız bu günlerde vaktimizi lüzumsuz işlerle geçirmeyelim. Boş işlerden sakındığımızda istirahatimiz dahi ibadete dönüşeceği bilinciyle hareket edelim. Nisâ suresinin “… insan zayıf yaratılmıştır.” (Nisâ suresi, 4:28) ayetinden de anlaşıldığı gibi, insanın enerjisi sınırlıdır. Bu sınırlı olan gücümüzü boş ve faydasız yerlerde harcamayalım. Rabbim bizleri vaktin kıymetini bilenlerden eylesin ve her anımızı ibadete çevirmekte bizlere kolaylık ihsan etsin.

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …