Pazartesi , Kasım 30 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / Toplumsal katılım -24 Ağustos 2012 hutbesi-

Toplumsal katılım -24 Ağustos 2012 hutbesi-

Muhterem Müslümanlar,
İslam, Müslümanların yaşadıkları topluma faydalı olmalarını ister. Bu, hayra çağırmanın ve toplumda sadece yaşamak değil, onu yaşatmak isteyenlerin, böyle bir iddiası olan bizlerin görevidir. Herkes temiz ve güzel bir bahçesi olsun ister ve bunun için de bahçesini temiz tutup, sulayıp, güzelleşmesi için elinden geleni yapar. Kişi bahçesine gereken ilgiyi göstermiyorsa, hoşlanmadığı bitkiler, böcekler ortaya çıktığında buna karşı isyan etmesi abes olur.

 

Değerli Kardeşlerim,

İşte bir toplum içerisinde yaşamak da tıpkı bu bahçe misaline benzer. Toplumda yaşayan insan elbette hem hoş hem nahoş durumlarla karşılaşabilir. Önemli olan kötülükleri iyilikle savmak, insanlara iyilikte bulunmak, yani iyilikte aktif olmaktır. Hiç bir şey yapmazsak, sadece kendi etrafımızda iyi olursak kötüyü önlememiş oluruz. Yani iyilikte pasif olmak, kötüyü nehyetmeye yetersiz kalır. Toplumun iyiye gitmesini istiyorsak aktif olmamız , bir şeylerin ucundan tutmamız gerekiyor. Bu ise topluma dahil olmaktan, içinde yaşanılan toplumu tanımaktan, anlamaktan ve toplum tarafından kabul görmüş olmaktan geçiyor.

 

Bunun için, “Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Tirmizi, İman, 12) hadis-i şerifini özümüze kazıyarak, Resülullah Efendimiz (as)’in “İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olanıdır.” (Cami’us-Sağir, II, 10) buyruğu doğrultusunda yaşamamız gerekiyor. Bu hadis-i şerifler gereği de yaşadığımız toplumda saygın, hizmet ehli ve etkin insanlar olarak bilinmeliyiz. Sadece bedenen değil, zihnen de bu coğrafyada ve bu çağda yaşamalıyız. İçinde yaşadığımız toplumu sadece dışarıdan değil, diliyle, kültürüyle, tarihiyle tanımalı ve hayat anlayışlarını kavrayabilmeliyiz. Çünkü ancak o zaman kendimizi, kültürel zenginliklerimizi ve inandığımız değerleri bu çağda ve topraklarda yaşayan insanlara en güzel bir biçimde anlatabilir, onlarla dünya görüşümüzü paylaşabilir ve el ele verip toplumumuza katkıda bulunabiliriz.
Muhterem Müslümanlar,

Hayra çağırmak, sosyal hayatın tüm alanlarına katılmak bizim için dinî bir vecibedir. Bunu ise birbirimizi teşvik ederek, tatlı dil ve güler yüzle yapmalıyız, birbirimizi suçlayarak veya aktif olan pasif olanın başına kakarak değil. Yoksul ve kimsesizlere yönelik yardım çalışmalarımızı sürdürmeli, dertlinin derdiyle dertlenmeliyiz, misalen yaşadıkları şehrin sorunlarıyla ilgilenmeliyiz. Bu dinimizin bizden istediği bir davranıştır. Bu minvalde belediye idaresiyle işbirliğine girilebilir, destek imkanlarından faydalanabilir ve önceliklerimiz doğrultusunda ortak çalışmalar başlatabiliriz. Unutmayalım ki hayırla meşgul olmayanı şerr işgal eder. Rabbim bizi toplumuna ve tüm insanlara faydalı olanlardan eylesin!

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …