Salı , Kasım 24 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / “Şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır” – 20 Temmuz 2012 hutbesi –

“Şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır” – 20 Temmuz 2012 hutbesi –

“Ey iman edenler! Allah’a karşı takva çerçevesinde hareket ederseniz, O size iyi ile kötüyü ayırmaya yarayan bir anlayış (furkân) verir, günahlarınızı örter ve sizi bağışlar.” (Enfal Sûresi, [8:29])

Muhterem Müslümanlar,

Cenab-ı Allah’a hamd-u senalar olsun ki, bir Ramazan’a daha ulaşmayı cümlemize nasip eyledi. Tuttuğumuz oruç, yaptığımız, yapacağımız hayır ve hasenat Allah indinde makbul olsun inşallah. Bu mübarek ay, müslüman kimliği için vazgeçilmez olan takvamızı zirveye taşımamız için çok güzel bir fırsattır. Takva, Allah korkusuyla günahtan kaçınmak, sakınmak, Allah‘ın emir ve yasaklarına uymakta titizlik göstermek, Allah‘ın himayesine girme, emrini tutup azabından korunma anlamında Kur‘anî bir terimdir. Kur’an-ı Kerim, Ey iman edenler! Allah’a karşı takva çerçevesinde hareket ederseniz, O size iyi ile kötüyü ayırmaya yarayan bir anlayış (furkân) verir, günahlarınızı örter ve sizi bağışlar.” (Enfal Sûresi, [8:29]) buyurarak bizleri takva sahibi olmaya yönlendirerek, müjdelemektedir.

 

Kıymetli Kardeşlerim,

Cenab-ı Allah, Bakara Sûresi’nin başlarında Kur’an’ın önemini: O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir hidayet kaynağıdır (yol göstericidir). (Bakara Sûresi, [2:2]) ayetiyle, takvanın Müminler için ne kadar mühim bir vasıf olduğunu açık bir şekilde bildirmektedir. Ayette hidayete erenler için takva kaynağı yazmayıp, takva sahipleri için hidayet kaynağıdır diye ifade edilmesi, bizleri çokca düşündürmelidir. Bu sebeple takva bilincimizi yeniden gözden geçirmeli ve önümüzdeki bu mübarek günleri iyi değerlendirmeliyiz.

 

Çünkü takvanın bir anlamı da sorumluluk bilincidir. Rabbinin rızasını kazanmak için emir ve yasaklarında titiz davranan Mümin, kendisine, ailesine, akrabalarına, komşularına, hatta tüm insanlığa ve mahlukata  karşı da sorumluluklarını yerine getirmede gayret gösterir . Takva bilincini, dünya ve ahiret dengesini koruyan önemli bir unsur ve ahlaka dönüşmüş iman diye de tarif edilebiliriz. Dünya hayatından kopuk yaşaması doğru olmayan Müslüman, aynı zamanda Allah’ın kudretini ve hesap gününün yakın olduğunu da göz önünde bulundurarak dünya nimetlerinin geçici olduğu bilincinde olur ve tedbirlerini alarak, kendine farklı bir yaşam tarzı çizer.

 

Muhterem Müslümanlar,

Bu izahlarımızdan sonra iyice anlaşılmış olacaktır ki takvasız Müslüman düşünülemez. Bu yüzden takva bu yıl Ramazan’da ağırlık verdiğimiz ana kavram olacaktır. Bu Ramazan’da takvamızı pekiştirmemiz için onu sık sık konu edeceğiz ki elimizden geldiğince hayatımıza en güzel şekilde taşıyabilelim. Bu mübarek Ramazan ayında,  “Şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır.“ (Bakara Sûresi, [2:197]) ayetindeki bilinci  günlük yaşamımıza slogan edip, tutacağımız orucumuzun yanı sıra diğer tüm amellerimize de yansıtalım inşallah. Hem bu  dünyada yaptıklarımıza ve ibadetimize ihlas ve samimiyet katmış hem de bir gün mutlaka herkesin gideceği dünya için de azığımızı hazırlamış olacağız.

 

Peygamber Efendimiz (sav)’in güzel dualarında biriyle hutbemizi tamamlayalım inşallah. Şöyle buyuruyor Resul-i Ekrem (sav): Allahım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği isterim. (Müslim, Zikir, 72)

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …