Pazartesi , Kasım 30 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / Maneviyatımızı muhafaza edelim : -9 Ağustos 2013 hutbesi-

Maneviyatımızı muhafaza edelim : -9 Ağustos 2013 hutbesi-

[printfriendly]

“Doğrusu feraha ermiştir temizlenen, Rabbinin adını anıp O’na kulluk eden. Fakat siz (ey insanlar! ) dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret daha hayırlı, daha devamlıdır”. (A’lâ suresi, 87:14-17)

Muhterem Müslümanlar,

Her şeyi çift çift yaratan Rabbimiz maddi âleminin diğer çifti olarak da mana âlemini yaratmıştır. Mana âleminin bir diğer anlamı da uhrevi âlem dediğimiz, hakikatlerin ortaya çıkacağı gerçek âlemdir. Biz asıl bu âlemi kazanma gayreti içinde olmalıyız. Bizim bütün namazlarımız, zekâtlarımız, oruçlarımız, haclarımız, bütün vacip ve nafile ibadetlerimiz, haramlardan ve yasaklardan kaçmalarımız hep bu gayeye ulaşmak içindir.

 

Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’inde buyuruyor ki, “Doğrusu feraha ermiştir temizlenen, Rabbinin adını anıp O’na kulluk eden. Fakat siz (ey insanlar! ) dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret daha hayırlı, daha devamlıdır”. (A’lâ suresi, 87:14-17) Yani Müslümanlar olarak daha hayırlı ve daha devamlı olanın peşini bırakmamamız gerekir.

 

Allah’ın resulü, ibret dolu şu mübarek sözlerinde de hep bu duruma vurgu yaparak bizleri uyarmaktadır: “Sizler için fakirlikten korkmuyorum. Fakat ben, sizden öncekilerin önüne serildiği gibi dünyanın sizin önünüze de serilmesinden, onların dünya için yarıştıkları gibi sizin de yarışa girmenizden, dünyanın onları helâk ettiği gibi sizi de helak etmesinden korkuyorum!” (Buhârî, Rikâk 7) Bu ümmetten kim bir ahiret amelini dünya için yaparsa, onun ahirette herhangi bir nasibi olmaz.” (Ahmed, V, 134) “Kim Allah’ın rızasını kazandıracak bir ilmi sadece dünyalığa sahip olmak için öğrenirse, kıyamet günü cennetin kokusunu bile duyamaz.”(Ebû Dâvûd, İlim, 12/3664)

 

Aziz Kardeşlerim,

Ramazan ayını tamamlayarak bayrama kavuştuğumuz bu günümüzde ahiret yurdunun kazanılması yolunda oruçlarımızla, namazlarımızla, zekât ve sadakalarımızla bir gayret içinde olduk. Aslında bir Müslümanın Kur’an ve sünnet çerçevesinde Allah’ı razı etmek adına yaptığı her türlü meşru faaliyet bu gaye kapsamındadır. Allah’ı razı edecek kulluk çeşitlerine sınır çizmek zordur. En basitinden yola çıkarsak, örneğin herhangi bir yerde karşılaşanların birbirlerine tebessüm etmeleri, açları doyurmaları, yolda insanlara zarar verecek bir engeli kaldırmaları gibi sosyal ilişkiler dahi Allah’ı razı edecek birer ibadettir.  Dolayısı ile İslam’da ibadetler sadece belli biçim ve sembollerle sınırlı tutulmamış, bütün bir dünya hayatının ibadet hâline dönüştürülmesi istenmiştir.

 

Değerli Kardeşlerim,

Bu gün ramazan ayının mana dolu lahutî havasından bayramın sevinç ve coşku dolu iklimine geçiş yapıyoruz. Mana yolundaki serüvenimiz devam ediyor. Yüce Allah (c.c.)’ın insanların maddi ve manevi temizliklerini tamamlayabilmeleri için peş peşe sıraladığı, geride bıraktığımız üç aylarda pek çok ikramlara nail olduk. Geliniz bu üç aylarda elde etmiş olduğumuz güzellikleri, manevi zenginlikleri, büyüklerimizle, kardeşlerimizle ve bütün insanlıkla maddi ve manevi irtibatlarımızı kuvvetlendirecek şekilde devam ettirelim. Bu cümleden olarak, aile içinde, akrabalar ve arkadaşlar arasında tebrikleşmeliyiz, ziyaretleşmek suretiyle muhabbetlerimizi güçlendirmeliyiz. Cenâb-ı Hak bizlere, daha nice bayram heyecanları yaşamayı nasip eylesin. Bayramımız mübarek olsun.

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …