Pazartesi , Kasım 30 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / Kurban ve Bayramı: -15 Ekim 2013 Kurban bayramı hutbesi-

Kurban ve Bayramı: -15 Ekim 2013 Kurban bayramı hutbesi-

[printfriendly]

Kurban ve Bayramı

Muhterem Müslümanlar!

İslam’ın en önemli toplumsal dayanışma ve kaynaşma günlerinden başlıcaları Ramazan ve Kurban bayramlarıdır ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu iki bayramın Allah tarafından Müslümanlara bahşedilmiş günler olduğunu bildirmiştir. Bayramların en önemli özelliği ise sevinçleri paylaşma günleri olmalarıdır. Bu yüzdendir ki, Müslümanlar bayramlarda yakınları ve dostları başta olmak üzere tanıdık ya da yabancı herkesle bayramlaşır, kucaklaşarak kardeşliklerini pekiştirirler.

Muhterem kardeşlerim!

Kurban Bayramı, hacca gitmemiş olan Müslümanlardan zengin hükmünde olanların Allah rızası için Kurban keserek, çevrelerindeki başta muhtaç olan herkesle Kurbanlarının etlerini paylaşarak dostluk ve samimiyetlerini arttırmaları için bir fırsattır.

Avrupa’daki Müslümanların önemli bir kısmı kurbanlarını tamamen ihtiyaç sahibi Müslümanlara bağışlayarak bir başka kardeşlik örneği sergilemekle kalmayıp, takdire şayan bir amelde de bulunmaktadır. Fakat bu hayırlı amellerin devam ettirilmesinin yanı sıra, Müslümanların, kendi çocuklarında Kurban’ın ve bayramın hikmetini anlayarak kendi kimliklerini oluşturmalarına imkân sağlayacak organizasyonları da arttırmaları gerekmektedir. Zira kurban ile amaçlanan, sadece yoksul Müslümanlara kesilen hayvanlar vesilesiyle yardımcı olmak değil, aynı zamanda kurban ile sembolize edilen kurbiyetin, yani Allah’a yakın olmanın ve Allah’a teslimiyetin zengin ya da fakir bütün Müslümanlarca yakinen idrak edilmesidir.

Değerli kardeşlerim!

Hac suresinin ilgili ayetleri ile Resûlullah (s.a.v.)’in sünneti, Kurban’ın “et” yemek veya yedirmek için olmadığını açıkça gözler önüne sermektedir. Kurban, her şeyden önce Allah’ın emridir. Kevser suresindeki, “Öyleyse Rabb’in için namaz kıl ve kurban kes.” (Kevser suresi, 108:3) emrinin yanı sıra Hac suresindeki ilgli ayetlerinde de şöyle buyurulur: “Biz, her ümmet için Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını ansınlar diye Kurban’ı gerekli kıldık.” (Hac suresi, 22:34)

 

Evet, Kurban Allah için kesilir ve onun etinden de yenilir. Fakirlerin hakkı da buna dahildir. Bir diğer ayette ise şöyle buyurulur: “Yan üstü yere düştüklerinde ise, artık (canı çıktığında) onlardan hem kendiniz yeyin, hem de ihtiyacını gizleyen-gizlemeyen fakirlere yedirin.” (Hac suresi, 22:36) Yani, Kurbanların üzerinde, ihtiyacını gizlesin ya da gizlemesin bütün ihtiyaç sahiplerinin hakkı vardır. Avrupalı Müslümanlar olarak bizler de bu görevimizi yerine getirmek için çabalamaktayız.

Bahsedilen ayet, Kurban kesmenin bir tercih olmadığını gösterdiği gibi, müteakip ayet de Kurban’daki asıl maksadın ne olduğunu açıklamaktadır: “Elbette onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmayacaktır. Ancak O’na sizin takvanız erecektir.” (Hac suresi, 22:37)

Değerli Müslümanlar!

Kurban’ın, Kurban olabilmesi için belirli şartlar vardır. Aksi takdirde, bu şartların yerine getirilmesi hususunda eksiklik olan herhangi bir Kurban, Allah Resûlü (s.a.v.)’in ifadesi ile “et”lik bir hayvandan başkası olmayacaktır.

Kurban, her şeyden önce Allah rızası için, yaş ve sıhhat bakımından belirli özellikleri olan hayvanlardan oluşur ve Eyyâm-ı Nahr denilen “Kurban Günleri”nde kesilirse kurban olur. Ki bu günler, Hicrî ayların sonuncusu olan Zi’l-Hicce ayının 10. günü, Bayram Namazı’nı müteakiben başlar.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bizzat kendisi, biri kendi ailesi, diğeri de ümmeti adına olmak üzere iki koç kurban etmiştir. (Buharî, Kurban 5554; Nesaî, Kurban 4385; İbn Mâce, Kurban 3121)

Aziz kardeşlerim!

Bu vesile ile tüm İslam âleminin Kurban bayramını tebrik eder, Cenâb-ı Allah’tan, hepimizin kardeşliğini pekiştirmesini, savaşların ve her türlü çatışmaların da son  bulmasını niyaz ederiz.

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …