Pazartesi , Kasım 30 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / İsraftan Kaçınmak: -6 Eylül 2013 hutbesi-

İsraftan Kaçınmak: -6 Eylül 2013 hutbesi-

[printfriendly]

“… Yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’râf suresi, 7:31)

Muhterem Müslümanlar,

Bu fâni dünyada hem zamanımız hem de imkânlarımız sınırlıdır. Ancak sahip olduğumuz kısıtlı süreyi ve imkânları yerli yerinde değerlendirirsek bize bahşedilen nimetleri gereğince kullanmış oluruz. Ölçüyü aşarak maddi imkânlarımızı, gıdayı, zamanı, sözü ve gücü fazla veya gereksiz yere harcarsak israf etmiş sayılırız. Dinimiz hayatımızın her alanında ölçülü olmayı emreder. Bu çerçevede, kalbimize ve aklımıza da mukayyet olmalı, yani lüzumsuz konularla meşgul olup duygu ve düşüncelerimizi israf etmemeliyiz. Nitekim İmam Gazâlî, cimriliği ve israfı şöyle tarif eder: “Dinin, âdetlerin ve insanlığın gerekli kıldığı yerlere gerekli gördüğü ölçüde harcamak cömertlik, bu ölçülerin altına düşmek cimrilik, bunların üstünde harcamada bulunmak israftır.” (İhya-ı Ulumuddin, 3/259-260)

 

Değerli Kardeşlerim,

Maddi-manevi bütün imkânlar Allah tarafından in­sanlara bağışlanmış birer emanettir. Rabbimiz bizlere bu emanetleri, rızasını kazanmamız için vermiş ve belirtilen ölçülerde, insanlara fayda sağlayacak yerlerde kullanmamızı emretmiştir. Bu konudaki ölçümüz şu ayettir: “… Yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’râf suresi, 7:31)

 

Maddi israftan sakınmak her şeyden önce gıdaların basit birer madde olmadığının, Allah’ın insana yaşaması için bahşettiği birer nimet olduğunun bilincinde olmakla başlar. Kur’ân-ı Kerîm ve Peygamberimiz (s.a.v.), Müslümanların bu bilinç içinde olmalarını ve ona göre davranmalarını arzular. Zira israfın her türlüsü, katiyetle kabul edilemez. İslam, çevre koruması, insanlara bahşedilen nimetlerin dikkatli bir şekilde kullanılması ve adaletli dağılımı için gayret sarf etmeyi teşvik etmektedir. Müslümanlar olarak haramdan kaçınmak, helalinden tüketmek, temizliğe önem vermek, aşırılıklardan uzak durmak, sağlığı tehlikeye düşürmemek ve çevremizdekileri de hesaba katmak durumundayız.

 

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bu konularda bizlere örneklik teşkil edecek hassasiyetini şu rivayetten öğreniyoruz: Allah Resûlü (s.a.v.) bir defasında, abdest alırken suyu gerektiğinden fazla kullanan Sa’d (r.a.)’ın yanına uğradı ve ona, “Bu israf nedir?” dedi. Sa’d (r.a.), “Abdestte de israf olur mu?” dedi. Efendimiz (s.a.v.) şöyle cevap verdi: ”Evet akan bir ırmağın kenarında da olsan, israftan sakın.” (İbni Mâce, Taharet, 48, 1)

 

Muhterem Kardeşlerim,

İsraf üzerinde önemle durmalı, israf etmeme bilincini kendimizde geliştirmeliyiz. Şayet bizler bu konuda daha hassas olursak, çocuklarımız ve çevremizdeki insanlar da bize bakarak hassas davranmaya başlarlar. Efendimiz (s.a.v.) az yiyerek, az ve öz konuşarak ve az uyuyarak tasarrufun birçok yönünü bize göstermiş bulunmaktadır.

 

Efendimiz (s.a.v.)’i bu konularda örnek alarak hareket etmeli, evlerimizde elektrik, su ve diğer nimetleri tasarruflu bir şekilde kullanmalı, boş ve zararlı söz ve davranışlarda bulunmamalıyız. Bunun böyle olması gerektiğini de mutlaka çocuklarımıza öğretmeliyiz. Nerelerde israf ettiğimizin farkında olmak için sürekli muhasebede bulunmalıyız ki kötü alışkanlıklarımızdan uzaklaşabilelim. Rabbim bizleri doğru ölçüyle davranan, düşünen ve konuşanlardan eylesin.

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …