Salı , Aralık 1 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / İmamlık ve Mesuliyetleri -11 Ocak 2013 hutbesi-

İmamlık ve Mesuliyetleri -11 Ocak 2013 hutbesi-

“Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi.” (Enbiya suresi, 21:73)

Muhterem Müminler!

İmam, kelime olarak önder, kılavuz, önden giden manalarına gelir. Dinimizde ve günümüzdeki kullanımı itibariyle ise imam, camilerde insanlara namaz kıldıran; eğitim ve irşad hizmetleriyle görevli olan özel ihtisas sahibi insanlara verilen isimdir. İslam’ın ilk yıllarından itibaren imamlık görevini üstlenen insanlar hep olmuştur. Örneğin, Allah’ın Resûlü (s.a.v.), yeni Müslüman olmuş bir beldeye idareci tayin ederken onu cemaate namaz kıldırma işiyle sorumlu tuttuğu gibi, ondan öğretmen ve danışman olmasını da istemiştir.

 

Kıymetli Müminler!

İfade edildiği gibi, İslam’ın başlangıcından günümüze, Kur’an ve Fıkıh bilgilerini haiz bir ihtisas grubuna mensup olan insanların cemaate namaz kıldırmaları, onlara İslam’ı öğretmeleri ve rehberlik etmeleri önem arzetmiştir. Günümüzde ise imamlarımızın önemi daha da artmıştır. Çünkü Müslümanların hem toplanma yeri, hem sohbet mekanı, hem sevinci hem de kederi paylaşma ortamı, din ve dünyaya dair işlerin istişarelerinin yapıldığı yer olan camilerimizde, Müslümanların önüne geçerek onlara önderlik etmek gerçekten sorumluluğu çok yüksek olan bir iş ve görevdir. Ben seni insanlara önder yapacağım, demişti.” (Bakara suresi, 2:124) ayetinde Rabbimiz, Hz. İbrahim (a.s.)’a “imamlık” veyahut “önderlik” makamını uygun bulmuştur. O’nun zürriyetinden gelen peygamberleri de yine “imamlar” kıldığını şu ayette ifade buyurmuştur: “Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi.” (Enbiya suresi, 21:73)

 

Aziz Kardeşlerim!

Elbette her Müslüman dinini yaşayacak kadar Kur’an ve İlmihal bilgisine sahip olmalıdır. Ancak toplumun önünde daha bilgili ve önderlik vasfını haiz birilerinin de olması gerekir. Bunlar da imamlardır. İmamlara her toplumda ihtiyaç vardır. Ancak Avrupa’da yaşayan Müslümanların imamlara olan ihtiyacı çok daha fazladır.

 

Bunun için imam, aynı zamanda iyi bir pedagog ve danışman olmalıdır. İmam, sosyal problemleri çözmede, çözüm önerileri üretmede, topluma danışmanlık yapmada etkin rol alma meziyetine sahip olan insandır. Aynı zamanda içinde yaşadığı toplumu ve hitap ettiği cemaati tanımada mahir, sosyal kabiliyete sahip, insanlara, özellikle muhatap olduğu cemaat ve teşkilat mensuplarına, onların ilgi ve bilgi seviyelerine göre yaklaşan, benimsenen dava istikametinde onlara kılavuzluk eden kişidir o. İmam, aynı zamanda geçmişle gelecek arasında köprü vazifesi gören, kuşaklar arası farklılıkları gideren, engin kültür ve tecrübe birikimini haiz mümtaz şahsiyettir.

 

Bundan dolayıdır ki, cemaatimiz kendilerine imam olan hocalarından gereği gibi faydalanmalı; hocalarımız da omuzlarındaki yükün sorumluluğunu hissetmeli ve ona göre davranmalıdırlar. İmamlar da irşad hizmetlerini sürdürürken, kendilerini hem mesleki açıdan hem de sosyal ve kültürel açıdan her daim yenilemelidir; azami olarak faydalı olma gayretinde olmalıdır. Zira Kur’an ve Sünnet’ten alınarak hazırlanacak cennet reçetelerini imamlarımız cemaate takdim edecek; hocalarımız da bu cemaatin “Allah razı” olsun dualarıyla cennete ulaşacaktır. Allah (c.c.), hepimizi rızasına ve cennetine kavuştursun inşallah.

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …