Pazartesi , Kasım 30 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / İftar nimettir -19 Temmuz 2013 hutbesi-

İftar nimettir -19 Temmuz 2013 hutbesi-

[printfriendly]

“Bir oruçluya iftar veren kimseye, o oruçlunun sevabı kadar sevap verilir. Ancak o oruçlunun sevabından da bir şey eksilmez.” (Tirmizî, Savm, 82)

Muhterem Müslümanlar,

Ramazan ayının en önemli hususiyetlerinden biri, bireysel arınmanın yanı sıra, insanlarla olan ilişkilerimizin de tazelenmesine vesile olmasıdır. Zaten bireysel arınmanın bir parçası da topluma karşı sorumluluk hissetmektir, toplum içerisinde güzel ahlak sahibi olmaktır. Ramazanda iftarlar için bir araya gelinerek aile, akraba, arkadaşlar ve tanıdıklar ile mevcut sevgi bağları daha da güçlenir ve derinleşir. Birlikte yapılan iftarlar aynı zamanda yeni dostluklara kapı açar.

 

Ramazan ayında umreye giden kardeşlerimiz bilir; İftar vakti herkes birbirine ikramda bulunmaya çalışır. Bir bardak su veya bir hurma da olsa, ufak bir ikramda bulunmaya çalışılır. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.v.) oruçluya iftar verenler hakkında şöyle buyurmuştur: “Bir oruçluya iftar veren kimseye, o oruçlunun sevabı kadar sevap verilir. Ancak o oruçlunun sevabından da bir şey eksilmez.” (Tirmizî, Savm, 82) Başka bir hadîs-i şerifinde de Efendimiz: “Oruçlunun iftar anında reddedilmeyecek bir duası vardır.” (İbn Mâce, Siyam, 48) müjdesini vermiştir bizlere. İftar verene de iftara iştirak edene de sevap verilmekle birlikte iftarlar kardeşliğimizi pekiştirir ve paylaşma şuurumuzu derinleştirir.

 

Değerli Kardeşlerim,

Böylesi bir iftar şuurunu bu ramazanda da doyasıya yaşasak, başkalarına iftar ettirme konusunda adeta yarışsak nasıl olur? Misafir bereketiyle gelir bilinciyle Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in, “[…] Allah’a ve ahi­ret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. […](Buhârî, Edeb, 29-31) emrine uyarak evlerimizde, camimizde ve iftar çadırlarımızda misafirlerimizi ağırlayalım ve bizlerde Müslüman kardeşlerimizin sofralarına misafir olalım.

 

Ramazan hem tek tek bireyler için, hem de toplumun bütünü için bereketle dolu bir aydır. Her birimiz kendine çekidüzen vermek için çaba sarfederse, topluma karşı görevimizi yerine getirmiş ve ıslahına katkıda bulunmuş oluruz.

 

Muhterem Kardeşlerim,

Birlikte bir sofrada oturmak aramızdaki birlik ve beraberliği ve muhabbeti güçlendirir. Buralara Mekke ve Medine iftarlarını andıracak, ruhumuzu ferahlatıcı o mekânlara hasret olan ve o duygulara benzer duygu yaşamak isteyen tüm kardeşlerimizi, hatta dini ya da ırkı farkedilmemeksizin, tüm şehrin insanlarını ramazanda evlerimizde, camimizde ve iftar çadırlarımızda bir araya getirelim. Birlik ve beraberlik ayı olan Ramazan’ı birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek için, bizleri tanımak isteyenlere tanıma fırsatı vermek için hayırlı bir vesileye dönüştürelim. Başkalarına iftar vermede yarışalım, hayırda yarışalım inşallah.

 

“Toplumun efendisi, ona hizmet edendir” (Kenzü’l-Ummal, c. 6, 17517) düşüncesiyle yaşadığımız beldelere saadet rüzgarı estirelim. Huzurlu bir ortam, huzur ve saadetini, önce sağlıklı bireylere, daha sonra sağlıklı ailelere ve sağlıklı komşuluklara borçludur. İftarlarımız huzurlu bir topluma katkımız olsun inşallah. İftarı nimet bilelim, bu nimetin bilincini hep birlikte tadalım. Rabbim içerisinde yüzdüğümüz nimetlerin kıymetini anlamayı, şükrünü de eda etmeyi nasip etsin. Rabbim, Ramazan-ı şerifi nefsimizin ıslahına vesile eylesin inşallah.

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …