Cumartesi , Kasım 28 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / Hoşgeldin yâ Şehr-i Ramazan! -5 Temmuz 2013 hutbesi-

Hoşgeldin yâ Şehr-i Ramazan! -5 Temmuz 2013 hutbesi-

[printfriendly]

“Namazını, son namazını kıldığını düşünen kimse gibi kıl.” diye nasihat edip “Sonunda özür dilemeni gerektirecek her şeyden de uzak dur.” (Deylemî, Müsned, I, 431)

Muhterem Müslümanlar,

Mübarek ramazanın başlangıcına sayılı gün kaldı. Bizleri yeniden bu günlere kavuşturana sonsuz şükürler olsun. Recep ayını arkamızda bıraktık, Şaban ayı da sona ermek üzere. Son ramazandan bu yana, bu günlere kavuşamayan nice kardeşimizi âlem-i ebediyeye gönderdik. Allah hepsine merhametiyle muamele etsin ve bize verilen mühleti hakkıyla eda etmeyi kolaylaştırsın.

 

Değerli Kardeşlerim,

Ramazan bizlere terbiye olmamız için, eğitilmemiz için, kendimize gelmemiz için lütfedilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’in nazil olduğu o günleri Allah’ın kıyamet gününe kadar koruyacağı sözlerini anlamaya çalışarak geçirelim. Kelimullah ile haşır neşir olup, Kelimullah ile inşa olalım. Bilelim ki Kelimullah ile inşa olmayan, başka şeylerle ruhunu doyurur. Tabiat boşluk kabul etmez kaidesini sinelerimize sindirelim ve o şuurla hayırlı işlerimizi ertelemeden, anında yapalım.

 

Ramazan ayında aile, akraba, dost ve cemaat bağlarımızı pekiştirelim. Bu ramazanda kimse birbirine küs ve kırgın kalmasın. İnsanların güzel yanlarını dile getirelim, ailemize sevgi ve ilgiyle yaklaşalım. Güzel sözlerde, duygularımızı ifade eden davranışlarda bulunalım. Komşularımıza dini ya da ırkı farketmemeksizin ikramda bulunalım. İftar sofralarımızı her zaman başkalarıyla paylaşalım. Sokakta yanından geçtiğimiz insanlara bir tebessüm hediye edelim. Yeryüzünde yardıma muhtaç olan kardeşlerimize maddi ve manevi anlamda destek olalım. İbadetlerimiz için daha çok vakit ayıralım. Günün en az beş dakikasında oturup ölüm ve hesap vereceğimiz gün hakkında tefekkürde bulunalım. Secdemizden kimin karşısında durduğumuzun şuuruna ermeden kalkmayalım. Kendimizi geliştirelim, kitap okuyalım, sohbetlere, vaazlara katılalım, bilgi edinelim ve ona göre amel edelim. Samimiyetimizi pekiştirelim.

 

Muhterem Kardeşlerim,

İyiliği hiç tereddüt etmeden, beklemeden, tüm yüreğimizle, tüm samimiyetimizle yayalım. Bunu ahlak hâline getirmek için, tüm benliğimizle Kur’an’a iman ediyorsak, onu anlamak için çaba sarfedelim. Okumamış ve anlamamış olduğumuz bir mesajın arkasında duranın duruşu; okuyup, anlayan ve ona göre amel edenin duruşuyla asla aynı olamaz. Sabit, dik ve güvenli durmak istiyorsak, eminlerden, yani müminlerden olmak istiyorsak, kendimizi Allah’ın mesajına ve O’nun bize örneklik olarak gönderdiği peygamberin yoluna adayalım. İnanç bir kalıp ise, amel betondur. Betonun kalıbına göre donduğunu unutmayalım.

 

Kıymetli Kardeşlerim,

“Resûlullah ramazan ayında diğer aylarda görülmeyen bir gayrete girerdi.” (Müslim, İtikâf, 8) diye anlatıyor Hz. Âişe validemiz (r.a.). Namazını, son namazını kıldığını düşünen kimse gibi kıl.” diye nasihat edip “Sonunda özür dilemeni gerektirecek her şeyden de uzak dur.” (Deylemî, Müsned, I, 431) diye devam ediyor Resûlullah (s.a.v.). Dolayısıyla bizler de bu ramazanı son ramazanımız gibi, namazımızı son namazımız gibi, sevdiklerimize sözlerimizi son sözlerimiz gibi ve bu ramazanı iyilik yapmanın son fırsatı gibi düşünüp buna uygun davranırsak, şu fâni ömrümüzün hakkını verebiliriz. Ramazan hoş gelsin, bizleri hoş bulsun!

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …