Pazar , Kasım 29 2020
Ana sayfa / Haberler / Bölge haberleri / Emre: “Batının bize dayattığı ideoloji şudur: Tükettiğin oranda varsın”

Emre: “Batının bize dayattığı ideoloji şudur: Tükettiğin oranda varsın”

Belçika İslam Federasyonu Aile Okulu ve Danışmanlık Merkezini ikinci aile eğitim semineri 6 mayıs 2014’te Gent Tevhid camii’nde gerçekleştirildi. “Tüketim çılgınlığı ve aile” adlı seminer gazeteci-yazar Akif Emre sundu.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından desteklen program Belçika İslam Federasyonunun Gent subesinde gerçekleştirildi. Tevhid camii başkanı Safa Şenel’in açılış konuşması ile başlayan program,  BİF başkanı Mehmet Şenel’in selamlama konuşması ile devam etti.

Akabinde, günün hatibi gazeteci-yazar Akif Emre sunumunu gerçekleştirmek üzere söz aldı.  Aile kurumun öneminden bahseden Emre, müslüman olmamız hasebiyle  bu kurumu hâlâ koruyabildiğimize işaret etti. Dini değerlerin ve kültürel kodların diğer nesillere aktarılmasını ailenin sağladığını belirten yazar, manevi eğitimin çok erken yaşlarda ailede başlaması gerektiğini ve ne denli önemli olduğunu  vurguladı.

Avrupa’da yaşayan müslümanların kimlik sorununu da ele alan Emre, “Biz artık Avrupalı müslümanlarız” ifadesinin doğruluğunu sorguladı. Avrupanın sadece çoğrafi bir bölge olmadığını, bir medeniyetin, bir düşünce tarzının adı olduğunu  ifade  etti.  Müslümanlar olarak bu fikrin, bu medeniyetin neresinde olduğumuzu sorgulamamız gerektiğini söyledi. Bir  müslümanın başka bir müslüman topluma  gitmesi hicrettir. Ne kimlik ne de entegrasyon sorununa yol açar. Fakat bir müslümanın gayri müslim bir topluma gitmesi inanç meselesini ortaya çıkarır ve kimlik konusunu gündeme getirir dedi.

Bir kimliğin yaşatılması için dilimizi korumak zorunda olduğumuzu belirtti. Heidegger’in “dilini korumak varolmaktır” ifadesini kullanan yazar dil sadece anlaşmak değil anlamaktır dedi ve örnek verdi: ” Ahlak kelimesine yüklediğimiz anlamla bir ingilizin yüklediği anlam aynı değildir çünkü bizim anlayışımızı Kuran, sünnet ve tarihimiz besler, onunkini ise kendi değerleri”. Kimliğimizi koruyabilmemiz için dilimizi korumamız gerektiğini ve bunu ailede yapabileceğimizi belirtti.

Avrupa medeniyetinin 3 özelliği olan modernite, kapitalizm ve  bu ikisinin birleşmesinden oluşan sekülerleşme günümüzdeki  müslümanların 3 temel sorununu oluşturduğunu savundu. Modernitenin dünyanın gözle görülenden ve teknolojiyle anlatılandan ibaret olduğunu savunan bir tür din olduğunu  ve Allah’ı yok saydığını belirtti. Müslümanlar olarak kapitalizmle  yüzleşmemiz gerektiğini ve islam’ın hayatın tüm alanlarını kuşatması sebebiyle seküler bir hayat tarzımızın olamayacağını söyledi. Bu yüzden bir müslümanın ahlaki, kültürel ve fikrî olarak avrupalı olamayacağını ifade  etti.

Bugün elimizde kalan en önemli değerin aile kurumu olduğunu; ailemize özen göstermemiz ve korumamız gerektiğini ekleyerek konuşmasını sonlandırdı.

Hediye takdiminden sonra, psikolog Leyla Karaca Aile Okulu ve Danışmanlık Merkezinin çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Belçika’daki türk ailelerin durumundan bahseden Karaca, sundukları hizmetlerin önemine işaret etti. Program,   Kuran tilavetiyle son buldu.

 

Hakkında Hilal Çelik

İlgini Çekebilir

Belçika İslam Federasyonu geleneksel kurumsal iftarını gerçekleştirdi

Belçika İslam Federasyonu geleneksel kurumsal iftarını gerçekleştirdi Belçika İslam Federasyonunun (BİF) 10 Mayıs 2019 tarihinde …