Pazartesi , Kasım 30 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / Dünyada ahiret için çalışmak : -15 Mart 2013 hutbesi-

Dünyada ahiret için çalışmak : -15 Mart 2013 hutbesi-

“Allah’ın sana verdiğinden (O’nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.” (Kasas suresi, 28:77)

Muhterem Müslümanlar,

Dünya ve ahiret hayatı diye bildiğimiz iki kavram aslında tek bir hayat çizgisini ifade eder. Dünya geçici olmakla birlikte ahiret yurdu için bir ara mekân ve bir tarla işlevi görmektedir. Çünkü ahiret çabasız kazanılamaz. İnsanın çabasını ortaya koyabilmesi için de bir imtihan alanına ihtiyacı vardır. Dünya hayatı bizim amel tohumlarımızı ektiğimiz toprak, ahiret hayatı ise amellerimizin hasılatını alacağımız yerdir. Bunun için dünya ve ahiret tek bir madalyonun yüzleri olarak da ifade edilir. Biz Müslümanların bu meselede esas alması gereken en önemli husus dünya-ahiret dengesidir. Allah Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor: Allah’ın sana verdiğinden (O’nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.” (Kasas suresi, 28:77)

 

Değerli kardeşlerim,

Gece karanlığında kandille evimizi, malımızı aradığımız gibi, bu dünya hayatında bize Allah tarafından bahşedilen maddi ve manevi bütün imkanları kullanarak ahiret yurdunu aramalıyız. Dünyadaki nasibimizi unutmadan buradaki her çabamızın ahiret yurdumuzu inşa ettiğinin bilincinde olarak yaşamaya özen göstermeliyiz. Tıpkı Hz. Yûsuf (a.s.)’ın meselindeki gibi, cennet yolunda ilerlemeye çaba gösterirken engel olarak karşımıza art niyetli kişiler, nefsimizin arzuları, maddi sıkıntılar, fakirlik, kısıtlamalar, mevki ve makam kaygısı çıkabilir. Fakat dünya hayatında bizim başarmamız gereken, Hz. Yûsuf (a.s.) örneğinde olduğu gibi bu engelleri aş­maya çabalamaktır. Çünkü sonsuz ahiret hayatında karşılaşılacak olan her şey dünyadan gönderilen şeyler olacaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu hakikati şöyle ifade etmiştir: “Elinde dikilecek fidan varsa, sen onu dikmekle uğraşıyorken kıyamet kopuyor olsa bile, yine fidanını dik!”(Ahmed bin Hanbel, Müsned, III, 191)

 

O halde bizler dünya hayatında meşguliyetlerimizin peşinde koşarken dünya-ahiret dengesini esas almalıyız. Burada dikkat etmemiz gereken husus dünyayı vesile olmaktan çıkarıp, hedef haline getirme tehlikesidir. Çünkü ahiretsiz bir dünya hayatı onu anlamdan ve sorumluluktan yoksun bir yere dönüştürür. Hâlbuki dünya Müslümanın gözünde ne yalandır ne de boştur; ancak dünya hayatı geçicidir, çünkü ahiret hayatına bir geçiştir.

 

Muhterem Müslümanlar,

Dünyada hayırlı amellere koşmak ve hayırlı işlerimizin sayılarını artırmak elbette güzeldir. Fakat dünyadaki her türlü meşgalemizde unutmamamız gereken bir şey vardır ki, onsuz dünyamız da ahiretimiz de anlamsız olur; o da Allah rızasıdır. Çünkü amellerimizde önemli olan şey Allah’ın rızasına muvaffak olmamızdır. Allah’ın rızasına sebep olmaktan uzak ameller, kimin ve neyin peşinde olduğu fark etmeksizin sadece bir yorgunluk demektir, ki bunun tarihte birçok örneği vardır.

 

Yâ Rabbi! Ne mal ne de evladın fayda vereceği o gün bizleri razı olduğun sâlih kullarından eyle. Dünya-ahiret dengesini korumamızı kolaylaştır, dünyada da ahirette de iyilik ve güzellik ver. Âmin!

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …