Pazartesi , Kasım 30 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / Dua ve Zikir -4 Ocak 2012 hutbesi-

Dua ve Zikir -4 Ocak 2012 hutbesi-

“Allah’a en sevimli gelen amel az da olsa devamlı yapılandır.” (El-Camiu’s Sagir, H. No: 197)

Muhterem Müslümanlar,

Bugünkü hutbemizde son derece önemli olan iki ibadet üzerinde kısaca duracağız. Bunlardan birisi “dua”, ikincisi ise “zikir”dir. Dua, Allah’a yalvarmak, O’ndan dilekte bulunmak, O’na yakarmak demektir. Zikir ise, anma, anımsama, ezberleme, hatırlama anlamlarını içerir.

 

Dua, insanın yaratılışında mevcuttur. Bundan dolayıdır ki, insan, başı ne zaman dara düşse, dua ile bulunduğu sıkıntılı durumun içinden çıkma gayretine düşer. Kur’an’ımız bunu şu şekilde beyan buyuruyor: “İnsana bir darlık dokunduğu zaman yanı üzere yatarken, otururken yahut ayakta bize yalvarır, ama biz onun sıkıntısını giderince sanki kendisine dokunan bir darlıktan ötürü bize hiç yalvarmamış gibi hareket eder. İşte aşırı gidenlere yaptıkları iş böylesine süslü gösterilmiştir.” (Yûnus suresi, 10:12) Her an Allah’a yönelmek ve ona dua etmek bir ibadettir ve bunu bizden bizzat Allah (c.c.) istiyor. Nitekim âyet-i kerîmelerde şöyle buyuruluyor: “(Resulüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? …” (Furkân suresi, 25:77) “Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm…” (Bakara suresi, 2:186)

 

Değerli Kardeşlerim,

Zikir, Kur’an’ımızda üç yüze yakın ayette zikredilmiş ve Rabbimiz çeşitli ayetlerde kendisini zikretmemizi emretmiştir. “Öyle ise, beni anın ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.” (Bakara suresi, 2:152) ayeti bunlardan bir tanesidir. Allah (c.c.) bu ayette hem zikir hem de şükrü aynı anda anmıştır. Çünkü şükür de nimeti vereni anmaktır. Nitekim şükür dil, kalp ve bedenle yerine getirildiği gibi, zikir yine dil, kalb ve beden ile eda edilir. Peygamber Efendimiz (a.s.) da zikrin önemi üzerinde durmuş ve mübarek sözlerinden birinde şunları ifade buyurmuştur: “Allah Teâlâ buyurur ki: “Ben kulumun beni zannettiği gibiyim ve beni zikrettiği sürece kulumun yanındayım. Kulum beni tek başına iken zikrederse ben de onu zikrederim. O beni bir toplumun içinde zikrederse ben de onu o topluluktan daha hayırlı bir topluluğun içinde zikrederim.” (Buhârî, H. No: 6856)

 

Muhterem Müslümanlar,

Hem dua hem de zikir İslam’ın en önemli ibadetlerinden olunca, Müslümanın üzerine düşen görev de gereği gibi bu ibadetleri yerine getirmek ve bunu devamlı surette yapmaktır. Peygamber Efendimiz (a.s.), “Allah’a en sevimli gelen amel az da olsa devamlı yapılandır.” (El-Camiu’s Sagir, H. No: 197) buyuruyor. Çünkü Allah (c.c.), kendisine mevsim mevsim dua ve zikredilecek bir Rabb değil, her zaman rızası talep edilecek bir ma’buttur.

 

Bundan dolayıdır ki, bize Allah’ı unutturmayacak ve her an huzurunda olduğumuzu hissettirecek ve içinde zikir ve dua demetleri olan “Evrâd-ı Şerif”imizi her gün okuyalım; her günün dua ve zikirlerini tekrar edelim; hatta ezberleyerek günün bütününde okuma gayretinde olalım. Allah (c.c.), dualarımızı kabul buyursun! Bizi, kendisini anmaktan mahrum bırakmasın!

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …