Cumartesi , Kasım 28 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / Çocuklarımızın asıl başarısı -17 Şubat 2012 Hutbesi

Çocuklarımızın asıl başarısı -17 Şubat 2012 Hutbesi

“Yavrum! şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah en gizli şeyleri bilendir, (herşeyden) hakkıyla haberdar olandır.” (Lokman Suresi, [31:16])

Muhterem Müslümanlar,

Mübarek Kitabımız Kuran-ı Kerim’de Rabbimiz, Hz. Lokman’ın (as) oğluna yaptığı nasihatlere şöyle yer vermiştir: “Yavrum! Allah’a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.[…] Yavrum! şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah en gizli şeyleri bilendir, (herşeyden) hakkıyla haberdar olandır.” Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir.” “Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez.” (Lokman Suresi, [31:13-18])

 

Acaba bugün Hz. Lokman (as) yaşasaydı, bu güzel nasihatlerine neleri daha eklerdi? “Yavrum! Zamanını israf etme, iyi değerlendir. Derslerine iyi çalış. Bil ki kul çalışır, Allah verir” diyerek evladını teşvik ederdi elbette. Bundan hareketle – bilhassa yarı dönem karnelerini de gözönünde bulundurarak – evlatlarımızın gönül ve ruh dünyalarına girebilmek için bugün neleri nasıl söylememiz gerektiğini düşünmeliyiz.

 

Değerli Kardeşlerim,

Asıl olan Hz. Lokman (as) gibi, evlatlarımızın önce ahiret saadetlerini düşünüp onları “İnşallah cennete seninle birlikte olurum” veya “Yavrucuğum, ben seni çok seviyorum. Dilerim ki Mevlam seni benden daha çok sevsin” gibi dualarla söze başlayıp, kendimiz o yaşlarda hangi hallerde olduğumuzu unutmamalıyız. Bir polisin hırsıza yaptığı muamele ile değil, bir doktorun hastasına gösterdiği şefkat ve merhamet ile yavrularımıza yaklaşmamız icab eder.

 

Tabi ki bu söylendiği gibi kolay değil. Elbette hepimiz işlerimizden yorgun ve dinlenmeye muhtaç bir vaziyette evlerimize dönüyoruz. Halbuki evlatlarımız güler yüzlü ve tatlı sözlü bir babayı veya anneyi bekliyorlar. Ancak yine biliyoruz ki çocuklarımızla gerektiği gibi ilgilenemezsek, onların elinden tutup yol gösteremez ve örnek olamazsak yavrularımızı her türlü eğlenceler, tatlı sözler ve şirinlikler ile bekleyen şeytana teslim etmiş oluruz.

 

Muhterem Kardeşlerim,

Bu haftalarda evlatlarımız karnelerini alacaklar veya almış bulunmaktalar. Elbette hepimiz çocuklarımızın iyi karneler almalarını ve okul hayatlarında başarılı olmalarını istiyoruz. Ancak sadece iyi notları değil, asıl ödüllendirilmesi gereken evlatlarımızın gayretleridir. Onların güzel ahlakı sınıf birinciliğinden daha değerli olmalı gözümüzde. Bu hakikatı her tavrımız ile yavrularımıza gösterebilmeliyiz. Evlatlarımıza cennet çiçekleri, Allah’ın emaneti gözü ile bakıp, helal rızık ile besleyip, daimi olan sevgimiz ile onları başımıza tac etmeliyiz. Ancak böyle muhabbetli bir babanın ve annenin sözü evladı üzerinde etkili olacaktır.

 

O halde, Peygamber Efendimiz (sav) gibi daima aile efradımıza onları ne kadar sevdiğimizi ve bizim için ne kadar kıymetli olduklarını gösterelim. Bugün veren Allah yarın sevdiklerimizi tek tek bizlerden geri alabilir. Vakitli ibadet gibi muhabbetimizi geciktirmeden yerine ulaştıralım. Rabbu’l Alemin bizleri hakkı ile evine imam, öğretmen ve iyi bir ebeveyn olan kullarından eylesin.

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …