Cumartesi , Kasım 28 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / Cami olmadan cemaat olmaz -6 Nisan 2012 hutbesi-

Cami olmadan cemaat olmaz -6 Nisan 2012 hutbesi-

“Allah’ın mescidlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah’dan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır” (Tevbe Sûresi, [9:18])

Muhterem Müslümanlar,

Mescidler yüzyıllardır İslam’ın önemli bir şiarı ve Müslümanların bir araya geldiklerinde ilk inşa ettikleri mekanlar olmuştur. Camilerin önemini Peygamber Efendimiz (sav) bir Hadis-i Şerif’lerinde, Allah’ın en çok sevdiği yerler mescidlerdir (Müslim, Mesâcid 288) diyerek tarif etmektedir. Ayrıca Allah’ın Resulü (sav) camide cemaatle kılınan namazlara teşvik edererek bu namazların yalnız kılınan namazlardan 27 derece daha üstün olduğunu vurgulamıştır.

 

Bununla birlikte camiler sadece ibadet edilen yer olarak değil, ilim, irfan ve kültür merkezleri olarakta Müminlerin vazgeçilmez eğitim yuvasıdır. Bilhassa Avrupa‘da yaşayan Müslümanlar olarak camilerin bizim için önemi bir kat daha artmaktadır. Her renkten ve sınıftan insanın bir araya gelip omuz omuza ibadet ettiği, sosyal dayanışmanın sağlandığı, birlik ve beraberlik ruhununun inşa edildiği ve özellikle çocuklarımızın yetişmesinde çok önemli bir yere sahip, biz müslümanların vazgeçilmezidir..

 

Değerli Kardeşlerim,

Allah-u Teala Tevbe Sûresi‘nde “Allah’ın mescidlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah’dan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır” (Tevbe Sûresi, [9:18]) diye buyurmaktadır. Bu Ayet-i Kerime‘yi tefsir eden alimlerimiz, camilerin imarında özellikle iki konu üzerinde durmuşlardır: Bunlardan birincisi camilerin maddi inşası, diğeri ise cami içerisinde namaz kılan insanların  manevî imarıdır. Bunun her ikisi de bir diğerini tamamlayan unsurlardır. Cami olmadan cemaat olmaz, cemaat olmadan da cami kendisinden beklenen fonksiyonları icra edemez. Avrupa’ya gelen ilk kuşak büyüklerimiz hem camileri imkanlar ölçüsünde güzel bir mimari ile inşa ettiler ve onardılar hem de cami ve cemiyet hayatına ruh ve maneviyat kazandırmak için ellerinden geleni yaptılar. Allah onlardan razı olsun!

 

Artık bir sonraki nesillerin, bizlerin görev sırası gelmiştir. Bugün camilerimiz bir çok alanda hizmet vermektedirler. Her şeyden önce ibadet mahalleridirler  bir araya gelebildiğimiz kaynaşma ve  etkileşimin olduğu mekanlardır ve nihayet, günümüzde belki de en önemli görevi, eğitim yeridirler. Ayrıca Müslümanların kültürel kökleri ile irtibatlarını sürdürmek, sahip oldukları kimliklerini muhafaza etmek ve toplum ile kaynaşmayı sağlamaya yönelik çalışmalar da camilerimizin hizmetleri arasında yer almaktadır.

 

Değerli Müslümanlar,

Bu çalışmalar bizden önceki büyüklerimizin kurdukları bu camilerimizde gerçekleşmektedir. Camileri, geçmişte olduğu gibi günümüzde de ayakta tutan güç, cemaatı olmuştur. Bu nedenle hem maddi hem de manevi cihetiyle bu mabetlerin ayakta durmaları, cemaat desteği ile mümkündür. Bu vesileyle yardım kampanyamıza katılmakla birlikte halen mahallesindeki camiye üye olmamış bir kardeşimiz varsa, hemen üye olmasını, eğer camiye kendisi üye ise, bir başka kardeşimizin üye olmasına vesile olmasını rica ediyoruz. Çünkü “hayırlı bir işe öncülük etmek o hayrı işlemek” gibidir. Ve unutmayalım ki: “Kim Allah rızasını kazanmak için bir mescid yaparsa, Allah ona cennette bir köşk yapar.”

 

IGMG İrşad Başkanlığı

 

 

Not: 7 Nisan’daki Kur’an Paneli ve 8 Nisan’daki 24. Avrupa Kur’an-ı Kerim Tilavet Yarışması‘nın hatırlatılması ve katılımın teşvik edilmesi rica edilir.

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …