Pazar , Kasım 29 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / Bu safta yerimiz olsun : -29 Mart 2013 hutbesi-

Bu safta yerimiz olsun : -29 Mart 2013 hutbesi-

“Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir…” (Bakara suresi, 2:286)

Muhterem Müslümanlar,

Anne-babamıza, eşimize, çocuklarımıza, dost, akraba ve komşularımıza, iş verenimize ve iş arkadaşlarımıza, çevremize ve bulunduğumuz topluma karşı hem haklarımız hem de sorumluluklarımız vardır. Rabbimiz bu sorumluluk alanlarını bizler için aynı zamanda birer imtihan vesilesi kılmıştır. Yaşadığımız beldede ve yeryüzünde adalet ve barışın inşaası için insan, kendisine imkân olarak sunulan bütün nimetlerin hakkını ihlasla vermeye çalışmalıdır. Dünya ve ahiret saadetini elde edebilmek için de sorumluluklarının bilincinde olup görevlerini yerine getirmelidir. Kur’ân-ı Kerîm, Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir... (Bakara suresi, 2:286) buyurarak, yerine getirilmesi gereken sorumlulukların, herkesin imkânı dahilinde olduğunu belirtmiştir.

 

Değerli Kardeşlerim, 

Avrupa’daki camilerimiz de bizler için birer nimet ve aynı zamanda imtihan vesilesidirler. Müminler burada bir araya gelip, kendi duygu, düşünce, değer ve inançlarını paylaştıkları insanlarla muhabbet edebildikleri için bu kıymetli emanetlere sahip çıkmak da sorumluluk alanımıza girmektedir. Binbir türlü mekân var iken genç kardeşlerimiz buraları tercih edebilmekte, kendilerine Allah’ı hatırlatan, doğru bulduğumuz değerleri üreten ve hayatında uygulayan abi ve ablalarından ders alıp, bu güzide mekanlarda kendilerine birer örnek bulabilmektedirler. Burada Allah’ın kelamı okunmakta ve okutulmaktadır, Allah için saf saf namaza durulmaktadır. Camilerimizde birlik ve beraberlik şuurumuz pekiştirilir, zengin ya da fakir, ırk ve konum farkı gözetmeden, Allah’ın birer kulu olarak aynı safta yanyana yer alırız.

 

Muhterem Müslümanlar,

Kur’ân-ı Kerîm’de Allah Teâlâ buyuruyor ki: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır.” (Tevbe suresi, 9:18) Ayetten anlaşılacağı üzere, takva sahibi insanlar olarak sadece namazda değil, hem maddi hem de manevi anlamda saf saf, birbirimize kenetlenmiş bir şekilde Allah’ın mescitlerini imar etmeliyiz. Nice zahmetlerle kurulan ve onarılan bu camilerimizi bize emanet eden büyüklerimizin emanetine sahip çıkmalıyız.

 

Bunun için bütün ailemizle camide bulunabilmenin, camilerimizin hizmetine girmenin manevi lezzetini tadalım. Büyüklerimiz ve gençlerimiz için hazırlanan programlara katılıp, başkalarını da katılmaya teşvik edelim. Elimizden geldiği kadar faaliyetlerde bulunalım ve yapılan çalışmalara katılalım. Unutmayalım ki, Avrupa’da yaşayan ve yaşayacak olan şuurlu bir Müslüman neslin geleceği, son derece önemli olan bu sorumluluğumuzu yerine getirmemizle mümkün olabilecektir…

 

Değerli Kardeşlerim,

Teşkilatımız tarafından Cami Dayanışma Günü olarak ilan edilen 29 Mart’ı vesile bilip bu güzel yardımlaşma safında her birimizin yeri olsun. Rabbimiz hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde bizlerin, kalbi mescitlere bağlı olan Müslümanların safında yer almasını kolaylaştırsın, bize yâr ve yardımcı olsun inşallah.

 

IGMG İrşad Başkanlığı


Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …