Pazartesi , Kasım 23 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / “Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de“ -18 Mayıs 2012 hutbesi-

“Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de“ -18 Mayıs 2012 hutbesi-

Muhterem Müslümanlar,

Yüce Mevlamız bizlere imtihana vesile olmak üzere çoluk-çocuk, mal-mülk ve makam sahibi olma arzusu vermiştir. Aynı şekilde açlık, mal, can ve ürünlerden eksiltme korkusu da vermiştir. Rabbimizin bizlerden arzu etmiş olduğu hedef ise, bu arzu ve korku duygusu arasında denge kurabilmemizdir.

 

Yaratılış olarak bizler; dünyevî olana meyilli olmamız hasebiyle Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, dünya-ahiret dengesinin sağlanması ve dünya hayatındaki ölçülerin kaybedilmemesi hususunda bizleri uyarır. Y,ne, bizlere verdiği nimetler ile ahiret yurdunu istememizi ve dünyadan da nasibimizi unutmamamızı emreder. Her konuda olduğu gibi bu konuda da Kur’an’ın bu ısrarı elbette bizim içindir.

 

Değerli Kardeşlerim,

Bu dünyanın gülleri soluyor, güçlü olan bedenlerimiz zayıflıyor. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de dünya hayatının kısalığına, geçiciliğine, aldatıcılığına ve değersizliğine dikkat çekilerek, dünyanın sonuç itibariyle bir oyun ve eğlenceden ibaret olduğu şu şekilde ifade edilmektedir: “Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah’ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.”(Hadid Sûresi, [57:20])

 

Ancak, dünyadaki hayatımız ayette tarif edildiği gibi olmakla birlikte asıl itibariyle kötü ve değersiz değildir. Çünkü ilgili ayetlerde dikkat çekilen husus, bu hayatın kalıcı olduğu zannedilmesi, sınırı aşma, ölçüsüzlük ve insanın yapıp ettiklerinden hesaba çekileceğini unutmasıdır. Nitekim Fahrettin Razi Tefsirul Kebir’inde yukarıdaki ayetle ilgili, hayatın büyük bir nimet olduğunu ifade eden bazı ayetleri sıraladıktan sonra, şöyle der: “Aslında burada maksat, dünya hayatını Allah’tan başkasına, yani şeytana ve nefsin arzusuna itaat etmeye yönlendiren kimsedir. Dünya hayatıyla ilgili kötülenen de işte budur.” İmam Âlusi’nin tefsirinde naklettiği Said bin Cübeyr’in şu sözleri de açıklayıcıdır: “Dünya seni ahireti talep etmekten meşgul ederse aldatıcıdır, seni Allah’ın rızasını ve ahireti talep etmeye çağırırsa ne güzel vesile ne güzel meta (nimet)dır.”

 

Muhterem Müslümanlar,

Bir gün gelecek bizlerde tıpkı çocuklarımızın oyun parklarında akşama kadar binbir zahmetle yapmış oldukları kumdan evlerini terk edip evlerine döndükleri gibi bu dünyadan göçüp asıl evimiz olan ahiretimize gideceğiz. Hutbemizi bu anlamda bize ölçü olan, Peygamberimiz (sav)’in çokca dua olarak okumuş olduğu Kur’an-ı Kerim’deki şu ayet-i kerime ile bitirelim: “…Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver…” (Bakara Sûresi, [2:201]) Allah bize dünyada da ahirette de iyilik verilenlerden eylesin!

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …