Cumartesi , Aralık 5 2020
Ana sayfa / İslam / Cuma hutbeleri / “Bir işi bitirince diğerine giriş.” -28 Haziran 2013-

“Bir işi bitirince diğerine giriş.” -28 Haziran 2013-

[printfriendly]

“De ki: Yeryüzünde gezin de, Allah’ın mahlûkatı ilk önce nasıl yarattığını görün.” (Ankebût suresi, 29:20)

Muhterem Müslümanlar,

Tatil kelimesi, “atalet”ten gelip, “faaliyeti durdurmak”, “görevine son vermek”, “işlevsizleşmek” ve “durmak” anlamındadır. Ayrıca atalet, “tembellik”, “atıl kalmak”, “çalışmamak”, “yatmak” anlamında da kullanılır. Bildiğimiz üzere Peygember Efendimiz (s.a.v.) tembelliğe düşmemek için sık sık Allah’a sığınırdı. Bu “tatil”in kelime anlamının dinimizin istirahat anlayışıyla bağdaşmadığını gösteriyor.

 

Kur’ân-ı Kerîm’de geçen, Öyleyse, bir işi bitirince diğerine giriş. (İnşirah suresi, 94:7) ayeti, Müslümana her daim bir meşguliyet içerisinde bulunmasını öğütlüyor. Allah Teâlâ, “zaman”, “ikindi vakti” ve “yüzyıl” anlamında olan “asr”a, “sabah” anlamında “fecr”e, “güneş” ve “ay” anlamına gelen “şems” ve “kamer”e ve bunların ördüğü “leyl (gece)”ye ve “nehar (gündüz)”e yemin ederek, Kur’ân-ı Kerîm’in birçok yerinde zamanın çok büyük bir nimet olduğunu hatırlatmakta, zamanı yerinde kullanmaya davet etmektedir.

 

Değerli Kardeşlerim,

Elbette yoğun şehir hayatı, iş ve stres, yaratılışı zayıf olan biz insanları yıpratıyor. Ancak iş sezonunda yorulan beden dinlendirilirken; ihmal edilen kafa, kalp ve ruhun da doyurulup geliştirilmesi gerekiyor. Bu anlamda tatil ihmal edilen hususları ön plana alma, eksik bırakılan yerleri tamamlama sezonudur. Tatil hiçbir şey yapmamak, yatmak değil, okuma, fikir ve zikir zamanıdır. Tatili bir iş değişikliği, bilgi ve görgüyü artırma ve yaşanan ortamı değiştirip farklı işler yaparak dinlenme şeklinde anlayabiliriz. Yani çalışarak dinlenmek, iş değişikliğiyle istirahat etmek olarak.

 

Bedenin dinlenmeye ihtiyacı olduğu gibi, duyguların ağırlık merkezi olan kalbin de rahata ve dinlenmeye ihtiyacı vardır. Bu konuda Hz. Ali (r.a.), “Kalplerinizi dinlendirin. Onlar da tıpkı bedenleriniz gibi yorulurlar.” diyerek sıkıntıya ve strese karşı kalp istirahatını tavsiye etmektedir. Rabbimiz, bir işimiz bittiğinde diğer işe girişmemizi emrettiğine göre, bizim tatilimiz, yeni ve faydalı işlerin yapıldığı, malın ve zamanın israf edilmediği bir zaman dilimidir ki dinlenmek ve ibret almak için gezmek, dolaşmak, eş, dost ve akraba ziyareti bu faydalı işlerden sayılabilir.

 

Yaradanımız, bizim yerimizde sayıp durmamızı istemiyor. Hatta gezmemizi, dolaşmamızı, seyahat etmemizi, yeni yeni yerler görmemizi tavsiye ediyor. Fakat bu gezi ve seyahatler de gayesiz ve anlamsız değildir. Bu gezilerin Kur’ani gayeleri şöyle açıklanmaktadır: “De ki: Yeryüzünde gezin de, Allah’ın mahlûkatı ilk önce nasıl yarattığını görün.” (Ankebût suresi, 29:20)

 

Muhterem Müslümanlar, 

Müslüman için yatmak, hiçbir şey yapmamak anlamına gelen tatil değil, yorgunluğu atmak için “tebdil”, yani başka bir işe geçmek demektir. Bütün bunlarla birlikte, pratikte yapılması gereken şey, tatili atalet olarak değil, bir nimet olarak bilip somut hedefler vasıtasıyla bütün ailemizle faydalı kullanmaktır. Malumdur ki, tembellik yapmak için ömür sermayemiz çok kısa. Rabbimiz vaktimize bereket versin ve onu en faydalı şekilde kullanmamızı kolaylaştırsın inşallah.

 

IGMG İrşad Başkanlığı

Hakkında Hasim Angin

BİF Basın Yayın

İlgini Çekebilir

Camilerimiz ve Biz: 4 Nisan 2014 hutbesi

[printfriendly] “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve …