Cumartesi , Aralık 5 2020
Ana sayfa / Haberler / Bölge haberleri / BIFstudents Brüksel’de yazar Akif Emre’nin ‘Müslüman dünyası mı İslam alemi mi?’ adlı sunumuyla seminerler serisine devam etti.

BIFstudents Brüksel’de yazar Akif Emre’nin ‘Müslüman dünyası mı İslam alemi mi?’ adlı sunumuyla seminerler serisine devam etti.

İslam alemi mi, müslüman dünyası mı?

Sorunun cevabı çok ideolojik; ‘İslam alemi’ yerine ‘Muslim World’ (Müslüman dünyası) tabiri bilinçli bir şekilde oryantalist çevreler tarafından üretilmiştir. 19.yy’da klasik sömürgecilik batı medeniyetini mutlak güç haline getirip 20’li 30lu yıllara kadar birkaç yer hariç dünyanın birçok noktasi batı sömürgesindeydi. Müslüman uygarlığını ise; bütünlük arz etmeyen medeniyet oluşturamamış, çok ayrıştırıcı dünya tasavvurları olmayan bir grup halinde görmüştür. Bu uygarlığın var, fakat geri kalmış olduğunu İbn-i Batuta’nın ve kendi seyehatnamesinden anekdotlarla örneklendiren Akif Emre, Müslüman medeniyetinin kendi küresel bütünlüğünü oluşturduğuna, medeniyet ispatına gerek olmadığına ve İslam’ın alem tasavvurunun coğrafyaya dile ırka bağlıolmadığına değindi.

Böyle bir bütünlük varsa, bugünkü siyasal politik kaosun izahını, sürecin doğru sorularla değerlendirmesi gerektiğini belirten Akif Emre; İslam dünyasının 1900’lardan sonra farklı yerlere geldiğini, küreselleşen dünyada yüzleşerek çözümlemesi gereken 3 ana konuyu vurgulayarak devam etti. İlk olarak insanı İlahi olandan sistematik bir şekilde kopmasını hedefleyen modernite ile ciddi bir hesaplaşmanın olması gerektiğinin altını çizen Akif Emre,  dini algılayış biçiminden kopup hayatı ikiye bölen hayat görüşü olan sekülerizm ile devam etti. Son olarak, küresel sisteme entegre olan İslami ülkelerinin, kapitalist ilişki biçimlerini içselleştirmelerinin oluşturduğu tehlikeden bahsetti. Bu üç unsurun tehtidi altında olan İslam aleminin karşı karşıya kaldığı diğer önemli meselenin, ilahi düsturdan koparak insan doğasını zorlayan postmodern düşünce olduğunu ve bu bağlamda bütün insanlığa İslam medeniyetinin verebileceği en büyük faydanın insan fıtratına geri dönüşüm olduğu vurgulandı.

Akif Emre dünyanın birçok stratejik alanlarına sahip olan ve yabancı olanla bir arada yaşıyabilme deneyimine sahip İslam medeniyetinin, bir taraftan bireysel olarak dini hayat sürdüren lakin diğer taraftan toplumsal meselelerde seküler bir hayat tarzını tercih etmeye zorlayan küresel sisteme sunabileceği bir alternatif olduğunu savundu. Değerli hatip, İslam aleminin insanlığın son çaresi olarak harekete geçmesinin yolunun; sahip olduğumuz geçmişte gerçekleştirilmiş ve meyvesini vermiş olan İlahi güce bağlı sistem ile tekrar buluşulması olduğunu belirtti.

Kendi medeniyetleri ile kopukluk olanların yarına dair bir söz söyleyemeyeceğini ve kendi medeniyet değerlerini tekrarlayacak değil, yeniden üretecek olan entellektüel insanlara ihtiyaç olduğunu belirten Akif Emre’ye günün anısına verilen hediyeden sonra yaklaşık 50 kisinin katıldığı bu program sona erdi.

Yazar: Sultan Alkis – Risalet Karaaslan
Fotograflar: Adem Gungormus

Hakkında Hilal Çelik

İlgini Çekebilir

Belçika İslam Federasyonu geleneksel kurumsal iftarını gerçekleştirdi

Belçika İslam Federasyonu geleneksel kurumsal iftarını gerçekleştirdi Belçika İslam Federasyonunun (BİF) 10 Mayıs 2019 tarihinde …